|
Mustafa MİYASOĞLU tarafından yazıldı.
|
|
Pazar, 29 Ağustos 2010 13:27 |
|
Enderun Teravihleri ve Cumhur Müezzinliği
İstanbul'a geldiğimiz yıllarda her şey bizim gibi Anadolu'dan gelenler için farklı biraz farklı ve daha güzel görünüyordu. O zaman İstanbul'un nüfusu iki buçuk milyon civarındaydı ve yıl 1967 idi. O zaman kabalık yapan birini pek çok kişi "Başka İstanbul yok!" diye ikaz eder, o da çevresinin bu ikazından gerekli payı alırdı. Kısaca İstanbul henüz metropol olmamış, sur içi İstanbul'u hâlâ önemli bir yerleşim yeriydi ve insanlar burada yaşarken bile terbiye edilir ve bundan da kimse alınmazdı. Elbette ibadetler de daha iyi icra edilirdi.
Ramazan günlerinde Beyazıt ile Sultanahmet arasında pek çok farklı şey olur, Kapalı Çarşı'nın iki tarafındaki Sahaflar ile Nuruosmaniye Camii çevresi büsbütün değişik görülürdü. MTTB'de geçen
|
|
Devamını oku...
|
|
|
Pâdişahlara diz çöktüren huzur dersleri |
|
|
|
|
Ahmet TÜRKAN tarafından yazıldı.
|
|
Pazar, 29 Ağustos 2010 13:18 |
|
Pâdişahlara diz çöktüren huzur dersleri
Ne Orta Asya'ya nam salmış Timur Hanlığı, ne şahlar ülkesi Safevîler, ne 1000 yıllık Bizans, ne Ruslar, ne İngilizler, ne de Haçlılar karşısında diz çökmemiş Osmanlı Sultanları, Ramazan aylarında yapılan tefsir derslerinde, hocanın yanında diz çöker otururlardı.
MAHMUT SAMİ ŞİMŞEK / TARİH SANDIĞI
Ramazan ayında pâdişâhın huzûrunda yapılan tefsir derslerinin adıydı "Huzur Dersleri". Ramazan'a ve saraya has bu âdet, pâdişâhın huzûrunda her ders değişen 1 mukarrir (ders anlatan) ve karşısında 7 ile 15 arasında sayısı değişen muhâtaplarının (dinleyen ve tartışan) Kadı Beyzâvî Tefsiri'ni okumalarından ibâretti. Devrin en seçkin, en kıymetli
|
|
Son Güncelleme: Pazar, 29 Ağustos 2010 13:23 |
|
Devamını oku...
|
|
Ohri'de 600 Yıllık Osmanlı Vakıfnamesi Bulundu |
|
|
|
|
Ahmet TÜRKAN tarafından yazıldı.
|
|
Pazar, 15 Ağustos 2010 01:40 |
|
Makedonya Tarih Arşivi tarafından yapılan açıklamada, Ohri'de bulunan Osmanlı vakıfnamesinin, Makedonya tarihiyle ilgi çok değerli bilgiler içerdiği belirtildi.
Ohri'li Türk öğretmen merhum Bekir Haydar'ın ailesinde bulunan 15 metre boyundaki Osmanlı vakıfnamesinin, eskimiş olmasına rağmen yazılarının okunabildiği ve 15. yüzyılda Ohri ve Makedonya genelindeki mal ve mülkiyet durumları ile bilgiler içermekte olduğu kaydedildi.
Sinan Yusuf Çelebi tarafından yazılan vakıfnamenin, Türk bilimadamları ve oryantalistler tarafından dana önce de bilindiği, ancak belgenin tam orjinalinin şimdi bulunduğu açıklandı.
Ohri Tarih Arşivi Müdürü İlinka Yaneva, "Biz bu belgenin bulunması için 2003 yılında kapsamlı çalışmalar başlattık ve parçalanmaya başlayan belgeyi bulup, kurtardık" dedi.
|
|
Devamını oku...
|
|
|
İsveç Özgürlüğünü Osmanlı'ya Borçlu |
|
|
|
|
Atila ALTUNTAŞ tarafından yazıldı.
|
|
Salı, 17 Ağustos 2010 07:01 |
|
Kuzey komşumuz Rusya’nın kurulduğu günden beri en büyük hedefi bir taraftan Karadeniz kıyılarına inmek, bir taraftan da Batlık Denizi’ne açılmaktı. Deli Petro idaresindeki Rusya’nın Baltık Denizi’ne açılması için İsveçlilerle savaşması, Karadeniz kıyılarına açılması için de Osmanlı Devleti ile savaşması gerekiyordu. Rus çarı Deli Petro, İsveç’le yapılan savaşlarda sürekli yenilmiş fakat yılmamıştır. ”Yenile yenile yenmesini öğreneceğim” meşhur sözü bu savaşlar dolayısıyla söylemiştir. 1709 Poltova Savaşı’nda Deli Petro hedefine ulaşır ve İsveçlileri yenmeyi başarır. İsveç Kralı Demirbaş Şarl ve maiyetindekiler Ruslara esir düşmemek için Osmanlı topraklarına doğru kaçmıştır.
|
|
Devamını oku...
|
|
Şeyh Ebu’l Hasan Şâzilî’nin Sürekli Okuduğu Deniz Virdi |
|
|
|
|
Ahmet TÜRKAN tarafından yazıldı.
|
|
Pazartesi, 09 Ağustos 2010 17:02 |
|
Şazilî tarikatını bilmeyen yoktur. Özellikle Osmanlı'nın son döneminde Afrika'nın Müslümanlaşması politikasında bu tarikat büyük bir işlev görmüş, rahmetli Sultan Abdülhamid tarafından da bu tarikat aracılığıyla "İttihad-ı İslâm" politikası Afrika'nın en içlerine kadar uzanmıştır. Biz bugün İbn Battûta'nın meşhur Seyahatnamesinde konu edindiği Şeyh Ebu'l- Hasan Şâzilî'nin sürekli okuduğu "Deniz Virdi"nin bazı bölümlerini iktibas ediyoruz. Bu virdi her gün okumanız dileğiyle... "Allah'ım! Ey Yüce Yaradan, Ey ulu, ey şefkatli, merhametli Rab! Ey her şeyi bilen! Sen benim sahibimsin! Seni bilmek, seni tanımak yeter bana! Benim rabbim ne güzel bir rab! Ve benim, seninle doygunluğa ulaşmam ne güzel! Dilediğine yardım edersin sen! Sensin yüceler yücesi, sensin kullarını esirgeyen! Oturuşumuzda, kalkışımızda, söyleyişimizde, isteyişimizde, tüm hareketlerimizde kalbimizi gayba imandan uzak tutacak vehim ve şüphelere düşmekten koru
|
|
Devamını oku...
|
|
|
|
|
|
|
Sayfa 1 > 25 |